SevdenuRLa her teLden



21/8/2008 - Dostlar Irmak Gibidir

Kategori: SiirLeR

Dostlar ırmak gibidir
Kiminin suyu az, kiminin çok
Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca
Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya

Insanlar vardır; üstü nilüferlerle kaplı,
Bulanık bir göl gibi...
Ne kadar ugrassanız görünmez dibi.
Uzaktan görünüsü çekici, aldatıcı
İçine daldıgınızda ne kadar yanıltıcı....
Ne zaman ne gelecegini bilemezsiniz;
Sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz!

Insanlar vardır; derin bır okyanus...
İlk anda ürkütür, korkutur sizi.
Derinliklerinde saklıdır gizi,
Daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız;
Yanında kendinizi içi bos sanırsınız.

İnsanlar vardır, coskun bir akarsu...
Yaklasmaya gelmez, alır surukler.
Tutunacak yer gostermez beyaz kopukler!
Ne zaman nerede bırakacagı belli olmaz;
Bu tip insanla bir omur dolmaz.

İnsanlar vardır; sakin akan bir dere...
İnsanı rahatlatır, huzur verir gönüllere.
Yanında olmak baslı basına bır mutluluk.
Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk.

Insanlar vardır; çesit çesit, tip tip.
Her biri baska bir karaktere sahip.
Görmeli, incelemeli, dogruyu bulmalı.
Her seyden önemlisi insan, insan olmalı...
İnsanlar vardır; berrak, pırıl pırıl bir deniz.

Bosa gitmez ne kadar güvenseniz.
Dibini görürsünüz her sey meydanda.
Korkmadan dalarsınız, sizi sarar bir anda.
İçi dısı birdir cekinme ondan.
Her sözü içtendir, her davranısı candan...


CAN YÜCEL

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/8/2008 - Dostluk

Kategori: SiirLeR

BİR GÜN BUNALIRSAN VE SIKINTINI PAYLAŞMAK İSTERSEN BENİ ARA;
İKİ ELİM KANDA OLSA GELİRİM,SIKINTINI YOK EDERİM...
BİR GÜN AĞLAYACAK GİBİ OLURSAN DA ARA BENİ...
SENİ BELKİ GULDUREMEM AMA SÖZ VERİYORUM ,
SENİNLE BİRLİKTE AĞLAYABİLİRİM...
BİR GÜN UZAKLARA KAÇMAK İSTERSEN BENİ ARAMAKTAN ÇEKINME,
SENİ BELKİ DURDURAMAM AMA SENİNLE KOŞABİLİRİM
BİR GÜN YÜKSEK BİR YERDEN ATLAMAYA KALKARSAN DA ARA BENİ,
SENLE BİRLİKTE ATLAYAMAM AMA AŞAĞIDA BEKLER ;
SENİ TUTABİLİRİM...
BİR GUN HERHANGİ BİR KONUDA KARARSIZ KALIRSAN ARA BENİ;
SENİ SENDEN FAZLA DÜŞÜNÜR SANA FİKİRLER VEREBİLİRİM...
BİR GÜN KİMSEYİ DİNLEMEMEYE KARAR VERİRSEN DE ARA BENİ;
AĞZIMI AÇMAYACAĞIMI SÖYLEDİKLERİNİ DİNLEYECEĞİMİ BİL...
BİR GUN BENİ ÜZDÜĞÜNÜ DÜŞÜNÜRSEN DE ÇEKINME; YİNE ARA BENİ...
GÖRECEKSİN SANA KIYAMAM, KIZAMAM, ÜZEMEM SENİ...
BİR GÜN BENİ ARARSAN VE BENDEN KARŞILIK ALAMAZSAN;
SÖZ VER: O ZAMAN SEN ULAŞMALISIN BANA...
ÇÜNKÜ;O AN BİR MELEĞE GEREKSİNİM DUYDUĞUMU BİLMELİSİN...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/8/2008 - Dost

Kategori: SiirLeR

Dost;
Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile seni sevmeli...
Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile sana sarılmalı...
Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı...
Dost dediğin fanatik olmalı;
Bütün dünya seni üzdüğünde sana moral vermeli.
Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,
Ve ağladığında, seninle ağlamalı...
Ama hepsinden daha çok;
İsi bitince seni bir tarafa atmamalı...
 



 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/8/2008 - Kitapsız Geçen Yaşam Boşa Geçmiş Demektir..!

Kategori: Kitap Kosem

 Bu Köşede Favori Kitaplarımı Sizlere Sunmaktan Şeref Duyarım..!
Şundan Şüphem Yok : Okuyan Herkes Bir Nebzede Olsa Kendisini Bulacaktır ve Bu Kitap Beni mi Anlatıyor Diyecektir.Nitekim Okuyan Herkeste Bu Böyle Olmuştur..!Okuyun Doğru Söylediğimi Göreceksiniz..!Kitapların O Güzel Dünyasına Kendinizi Bırakın..Kitapsız Bir Yaşam Şekersiz Bir Çay,Tuzsuz Bir Yemek Kadar Tadsız ve Anlamsızdır..!

 Öncelikle İlk Okumanızı Tavsiye Edeceğim Kitabı Yazan Halit Ertuğrul'u Sizlere Tanıtmaktan Büyük Mutluluk Duyarım..Buyrun:

 Eğitimci-yazar Halit Ertuğrul,1956 yılında Adıyaman'ın Besni ilçesinin Şambayat Nahiyesinde dünyaya geldi.İlkokulu doğduğu yerde,Ortaokul ve Öğretmenokulu'nu da Kırşehir'de okudu.Daha sonra Niğde Eğitim Enstitüsü ve Gazi Eğitim Fakültesi,Eğitim Bilimleri Bölümü,Eğitim Yönetimi ve Denetimi Anabilim Dalı'ndan mezun oldu.
 Cumhuriyet Üniversitesi,Kamu Yönetimi,Yönetim Bilimleri Bölümü'nde YÜKSEK LİSANS;Sakarya Üniversitesi,Sosyoloji Bölümü'nde de DOKTORA çalışmalarını tamamladı.
 Yurdun çeşitli yerlerinde ilkokul öğretmenliği,okul müdürlüğü,Milli Eğitim Şube Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü görevlerinde bulundu.Milli Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatına geçerek,Kurul Uzmanı ve Bakan Danışmanı olarak çalıştı.
 Akademik çalışmalarını tamamlayan Halit Ertuğrul,çeşitli üniversitelerde yöneticilik ve öğretim üyeliği yaptı.
 Meslek hayatı boyunca,eğitim ve kültür alanında elliye yakın kitapları ve çok sayıdada makale ve yazıları yayınlandı.Kitapları çok sayıda ödül aldı ve çeşitli dillere çevrildi.Ayrıca,kitaplarının bazılarıda Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından tavsiye edildi.
 Yayınlanan kitaplarından Kendini Arayan Adam,Düzceli Mehmet,Aysel,Selim ve Hande,Canan, Kendimi Buldum, Aşk Böyle Yaşanır , Gizemli Davet, Günümüzden Hizmet Öyküleri, Yeni Bir Hayat,Kendimizi Nasıl Yetiştirelim,Uçurumdan Dönüş gibi eserleri baskı rekorları kırdı.
 Okuyucularıyla çok yakın bir iletişim içinde olan Halit Ertuğrul,hergün onlarca mektup,telefon,email ve mesaj almaktadır.
 Halit Ertuğrul evli ve iki çocuk babasıdır.

www.halitertugrul.com   .   e-mail:halit1956@ttnet.net.tr

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/8/2008 - Anladım..!

Kategori: SiirLeR

Bunca zaman bana anlatmaya
çalıştığını,kendimi
bulduğumda anladım.

Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu
varmış,

Kendi yolumu çizdiğimde anladım..

Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat,
okuyarak,dinleyerek değil..

Bildiklerini bana neden
anlatmadığını, anladım..

Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün
kayıpmış,

Aşk peşinden neden yalınayak
koştuğunu anladım..

Acı doruğa ulaştığında
gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını
anladım..

Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla
ağlamaktan daha değerliymiş,

Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde
anladım..

Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir
tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,

Çok acıttığında anladım..

Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her
damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler
terkettiğinde anladım..

Yalan söylememek değil, gerçeği
gizlememekmiş marifet,

Yüreğini elime koyduğunda anladım..

''Sana ihtiyacım var, gel ! ''
diyebilmekmiş güçlü olmak,

Sana ''git'' dediğimde anladım..

Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum''
diyebilmekmiş sevmek,

Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir
çocukmuş,her düştüğünde zırıl
zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı
sarıldığında anladım..

Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye
haykırmak istemekmiş pişman olmak,

Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,

Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,

Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş
bir gün affedilmeyi,

Beni afetmeni ölürcesine istediğimde
anladım..

Sevgi emekmiş,

Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak
kadar sevmekmiş

CAN YÜCEL

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/8/2008 - Bir Dost...

Kategori: HikayeLeR

 

  Bir Dost...


Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın...

 

'Nereden çıktın bu vakitte' dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında; gözünün dilini bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı...

 

Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. İhtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yasabilmeli, kovuklarına sakabilmelisin.

 

Kucaklamalı seni güvenli kolları, dalları bitkin başına omuz, yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı...

 

En mahrem sırlarını verebilmeli, en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz...

 

Onca dalkavuk arasında bir tek o, sözünü eğip bükmeden söylemeli, yanlış anlaşılmayacağını bilmeli.

 

Alkışdığın da değil sadece, asıl yuhadığında yanında durup koluna girebilmeli. Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli ve sen öyle güvenmelisin ki ona, övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin.

 

Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi... Seni senden iyi bilen, sana senden ç güvenen bir sırdaş..

 

Gözbebekleri bulutdığında, yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin. Ve sen ağladığında onun gözlerinden gelmeli yaş...

 

Yıllarca aynı ip üstünde çalışmış, cesaretle ihanet arasında gidip gelen bir salıncağın sınavında birbiriyle kaynaşmış iki trapezci gibi güvenle kenetlenmeli elleri...

 

'Parkurun bütün zorluklarına rağmen dostluğumuzu koruyabildik, acıları birlikte göğüsleyebildik ya; yenildik sayılmayız' diyebilmeli...

 

Issızlığın, yalnızlığın en koyulaştığı anda, küçücük bir kağıda yazdığımız kısa ama ümit var bir yazıyı yüreğe benzer bir taşa bağlayıp birbirimizin camından içeri atabilmeliyiz:

 

'Bunu da aşacağız!

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/6/2008 - Adminler Ek iş yaparsa NeLer oLur Bakın :D

Manavlık :Taze topicler burda gel gel gel.Hade 
Minübüsçülük : Verilmeyen teşekkür kalmasın.Arka taraftaki abi sen yolladınmı teşekkürü? 
Otobüsçülük : Orta konular boş lütfen ilerleyelim yeni üyeler beklemesin 
İnşaatçılık : Topicler yerleştirildimi,Hadi serverleride taşıyın. 
Psikologluk :Anlıyorum ama sizde moderatörleri dikkate almalısınız. 
Doktorluk : Hadi konuyu getirin üyeyi kaybediyoruz.Mesajı yazın üye kaybediliyor.DIT DIT DIT.Üye foruma döndü. 
Polis : Hadi üyeyi yakalayın.Flood yapmış. 
Öğretmenlik : Evet konuyu şurdan açıyoruz.Linki şurdan veriyoruz 
Çöpçü :Evet gereksiz mesajları ve konuları siliyoruz
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/6/2008 - 1400 Yıl Öncesinden Gelen E-mail

Ey Allah (C.C)ın kulları!

Bugünün genç müslümanları!

Her gün sabırsızca bekliyorsunuz,

"Bana e-mail geldi mi?" diye.

Günde bir kaç kez online oluyorsunuz.

Mutlu oluyorsunuz,

"Bir mailiniz var!" yazdığında.

Okumak için sabırsızlanıyorsunuz.

Bazı mesajlar gerçekten güzel,

Arkadaşlarınızdan, dostlarınızdan sıcacık.

Fakat çoğu öylesine gelmiş; alakasız.

Sadece zamanınızı alıyor.

Derhal siliyorsunuz.

Biliyor muydunuz, yaklaşık 1400 yıl önce,

Allah(c.c.) size uzun bir e-mail gönderdi.

Meleği Cebrail(a.s.) aracılığıyla elbet,

Kulu Muhammed Aleyhisselatüvesselam’a

Açtınız mı bu e-maili?

Subject: Kur’an,

"Kuşku Barındırmayan Rehber"

Download ettiniz mi bu dosyayı?

Kalbinize bookmark’ladınız mı?

Hayatınızın "favoriler"ine eklediniz mi?

Her sabahınızın "başlangıç sayfası" yaptınız mı?

Açtıysanız bu e-maili

Hepsini okumuş olmalısınız...

Gönderilen elçilerin kıssalarını...

Helak olan kavimlerin öykülerini...

İnsanlığa mesajları,

Günlük hayatınızın rehberini,

Geleceğe dair güzel haberleri, müjdeleri.

Allah’ın sizden "reply" edip,

E-mail olarak iyi amel beklediğini.

şimdi, her sabah uyandığınızda;

İlk bu e-maili okuyun.

Kur’ân’da "save" edildiği şekliyle,

Hatırlayın ve ona göre "reply" eyleyin.

Sevgili genç müslümanlar;

İslamın geleceğine "enter"leyin.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/5/2008 - En Çok Seni Özledim Ben Çocukluğum..

Kategori: SiirLeR

 

    KüçükLüğümüzde oynadığımız oyunLarı anımsıyorum.

Gözümüzü açar açmaz çocukLuğumuz

kaçacakmışçasına kendimizi sağa atışımız

ve okunan akşam ezanının verdiği o inanıLmaz sancı.

Annemizin bizi çağıracağı saati bile biLe sonuna kadar direnip,

biraz daha fazLa süre için yaLvarışLarımız...

Bir de oyunLarımız vardı,

iLeride hayatın peşisıra koşacağımızı biLmeden oynadığımız kovaLamaçLar,iLeride canımız yandığında

yedek bir can aLamayacağımızdan habersiz can oyunLarı,

seksekLer,köşe kapmacaLar...

Ve günü akşama tesLim ederken oynadığımız sobe oyunu,

en vazgeçiLmez oyunLarımızdı...

BeLki de bu oyunLarın en çok özLenen yanı

kaybettiğimizde yeniden başLamak hakLarımızdı.

Aynı oyunda defaLarca yeniLsek te

umrumuzda oLmadan başLardık yeniden ve

kimse bizimLe daLga geçmezdi.

OyunLara yoruLsakta devam ederdik.

Ve en çok sıkıLdığımız anLar yapardık mızıkçıLık,

tıpkı şuan yaptığımız gibi.Küserdik mızıkçıLık yapanLara.

Sonra dayanamazdık,dakikaLar doLmadan

en masum haLimizLe unutuverir,oyunLara daLardık.

Öfkemizi saçımızın sıvazLanmasıyLa ya da

bir tane şekerLe takas ederdik.

Ve çoğu defa oyunun en heyacanLı yerinde düşerdik.

DizLerimiz kanayıp,avuçLarımız yanarken bütün gücümüzLe,

hıçkıra hıçkıra ağLayabiLirdik.

Çevredeki insanLar ne der diye düşünmeden,gözyaşLarımızı sakLamadan,acımızdan utanmadan,

unutana kadar yaramızı ağLardık.

Ve bize sormazLardı niye ağLıyorsun diye.

Yani hep bir yanımız özgürdü.

Ve bizse gözLerimizdeki yaşLar kurumadan

kendimizi oyunun içinde buLurduk yeniden.

Okunan ezan ve bir daha oynamayacakmış gibi

ağLaya ağLaya eve dönmemiz ve 10 dk fazLa zamanı

akşam yemekLerine tercih edişLerimiz..

Günün yorgunLuğunu ise mızıkçıLık yaparcasına

hemen daLdığımız uykuLar eLeverirdi.

 

Peki ne değişti şimdi?ÇocukLuğumuzu,

en masum haLLerimizi sobe oynarken sakLandığımız yerLerde mi unuttuk yoksa kovaLamaç oynarken mi düşürüp kaybettik..

Ama ben hep bir yanımızın çocuk kaLdığını ve

sadece oynadığımız oyunLarın ciddiLeştiğini düşündüm.

Sadece hayat bize defaLarca şans vermedi ve

mızıkçıLık yapıLdığında unutup her şeyi devam edemedik

kaLdığımız yerden..

Ya da öfkeLerimizi bırak şekeri

 

kocaman sevgiLerLe biLe takas edemez oLduk ve

ağLayamadık çocukLuğumuzdaki gibi doyasıya,

geceLeri o kadar koLay ve huzurLu uyuyamadık.

Ve en önemLisi yaraLarımız iyiLeşmeden başLayamadık

yeni oyunLara ve yürekLerimizi sığdıramadık yürekLerimize..

VeLhasıL kaçamadık hayatın geç kaLınmışLıkLarından,

masumiyetimizi çoktan geçmişimize tesLim edip,büyüdük.

KaLamadık eskisi gibi..Kendimizi sakLarken herkesten,sakLayamadık en güzeL yanımızı...

 

 

Şimdi mızıkçıLık yapıyorum son defa....Ve oynamıyorum ben..

 

SobeLe ey hayat!! sobeLe bekLiyorum!!

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/8/2007 - Öğréndim ki...

Kategori: SiirLeR

 

Öğrendim ki...

Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız.
Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz,
Gerisini karşı tarafa bırakırsınız.

 

Öğrendim ki...
Güveni geliştirmek yıllar alıyor,
Yıkmak bir dakika.

 

Öğrendim ki...
Hayatında nelere sahip olduğun değil
Kiminle olduğun önemli.

 

Öğrendim ki...
Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün
Ama sonrası için birşeyler bilmek gerek.

 

Öğrendim ki...
Kendini en iyilerle kıyaslamak değil
Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.

 

Öğrendim ki...
İnsanların başına ne geldiği değil
O durumda ne yaptıkları önemli.

 

Öğrendim ki...
Ne kadar küçük dilimlersen dilimle
Her işin iki yüzü var.

 

Öğrendim ki...
Olmak istediğim insan olabilmem

Çok vakit alıyor.

 

Öğrendim ki...
Karşılık vermek
Düşünmekten çok daha basit.

 

Öğrendim ki...
Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek
Hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.

 

Öğrendim ki...
'Bittim' dediğin andan itibaren
Pilinin bitmesine daha çok var.

 

Öğrendim ki...
Sen tepkilerini kontrol edemezsen
Tepkilerin hayatını kontrol eder.

 

Öğrendim ki...
Kahraman dediğimiz insanlar
Birşey yapılması gerektiğinde
Yapılması gerekeni
Şartlar ne olursa olsun yapanlardır.

 

Öğrendim ki...
Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.

 

Öğrendim ki...
Bazı insanlar sizi çok seviyor
Ama bunu nasıl gostereceğini bilemiyor.

 

Öğrendim ki...
Ne kadar ilgi ve ihtimam göstersenizde
Bazıları hiç karşılık vermiyor.

 

Öğrendim ki...
Para ucuz bir başarı.

 

Öğrendim ki...
En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz.

 

Öğrendim ki...
Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları
Kaldırmak için elini uzatır.

 

Öğrendim ki...
İki insan aynı şeye bakıp
Tamamen farklı şeyler görebilir.

 

Öğrendim ki...
Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır.

 

Öğrendim ki...
Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar
Daha uzun yol yürüyor.

 

Öğrendim ki...
Hiç tanımadığın insanlar,
İki saat içinde, senin hayatını değiştirir.

 

Öğrendim ki...
Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır.

 

Öğrendim ki...
Duvarda asılı diplomalar
İnsanı insan yapmaya yetmez.

 

Öğrendim ki...
Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasındaki
Çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.

 

Öğrendim ki...
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
Gerçek aşklarında..!

 

Öğrendim ki...
Tecrübenin kaç yaş günü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,
Ne tür deneyimler yaşadığınızla var.

 

Öğrendim ki...
Aile hep insanin yanında olmuyor.
Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik degil.

 

Öğrendim ki...
Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlarda ara sıra üzebilir.
Onları affetmek gerekir.

 

Öğrendim ki...
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.

 

Öğrendim ki...
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın
Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.

 

Öğrendim ki...
Şartlar ve olaylar,
Kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.

 

Öğrendim ki...
İki kişi münakaşa ediyorsa,
Bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez.
Etmemeleride sevdikleri anlamına gelmez.

 

Öğrendim ki...
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.

 

Öğrendim ki...
Sevgiyi çabuk kaybediyorsun,
Pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.

 

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

ßloquma hoşgeldiniz!Her konuda birşeyler ßulabileceksiniz..! ** Aç herkese,açabildiğin kadar sineni; Ummanlar gibi olsun!İnançla geril ve insana sevgi duy;kalmasın alaka duymadığın bir mahzun gönül!...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
asi35 Spacés

Kategoriler

Arkadaşlarım

busra
sumeyye2
gulumseyisim
ahsuvera
mavis62
yusuf talha
vezirhan
canisimmucize
orgucafe
glnrylmz
ahsen50
makyajteknikleri
acihangir
sukayne
deryagibiyim
aysenurca
caferose
büsra meltem
ciceklerrr
azmavi
birsihirbaz
gruphepsi84
aydanur42
dantelce12
seniseviyorumsemra
siirkutusu
emma96
tumguzellikler
duyguseli001
hayattandamlalar
mineninelbecerileri
pirilti6464
mizahcafe
0pagerdevil
sihirliyim